NE KADAR BİLİMSELİZ?

NE KADAR BİLİMSELİZ?

 

Bilim yapmaya başlarken sorular sorarız. Ben de sorular sorarak başlamak istiyorum:

Neden kırmızı ışıkta geçme eğilimindeyiz?

Neden alkollü araç kullanmakta ısrar ediyoruz?

Tartışırken karşı tarafı sabırla dinliyor muyuz?

Fikrimizi savunurken gerekçeler sunuyor muyuz?

Büyüklerin eli öpülür kültürünü nasıl kazandık?

İlk dört soruyu yanıtlarken içinde “kritik düşünebilme becerisi” ve “bilim” kelimelerinin geçtiği cümleler kurmanızı bekliyorum. Ben sizin yerinize bu cümleleri kurmaya çalışayım: Kırmızı ışıkta geçen kişiler, alkollü araba kullananlar, tartışırken sabırlı olmayıp sürekli söz kesenler, fikirlerini savunurken anlamlı gerekçeler sunmayanlar önemli bir beceriden yoksunlar: Kritik düşünme becerisi. Bu kişiler aynı zamanda bilime karşı saygılı da değiller.

Büyüklerimizin elini öpüyor olmak kültürümüzün bir parçasıdır ve bu davranışı gösteriyor olmak ya da olmamak hayatımızı derinden etkilemez ama kültürümüz gereği bu davranışı sorgusuz sualsiz gerçekleştiririz. Peki, yukarıda sözünü ettiğim diğer dört konu neden kültürümüzün bir parçası olmasın? Ya da, el öpmek neden kültürümüzün bir parçası olmuş? Çocukken sürekli bunu yapmamız gerektiği hatırlatıldığı için mi? El öptüğümüzde başımız okşandığı ya da harçlık verildiği için mi? Ne garip değil mi? Sorgusuz sualsiz kabullendiklerimiz ve uyguladıklarımız, ya da neden sonuç ilişkisi içinde sunulan, kabullendiğimiz ama uygulamadıklarımız. Demek ki düşünce sistemimizi değiştirip kendimizin evrimleşmesine, toplum düzenini bozmayacak şekilde izin vermeliyiz. “Bilimsel düşünmek” deyiminin anlamını içselleştirip uygulamaya koymak çok zor olmasa gerek. Bilimsel düşünmek herhangi bir problemimize çözüm yolları bulurken bize yardımcı olur. Bilimsel düşünmek, eleştirel bakış açısıyla olaylara bakmamızı sağlar. Bilimsel düşünerek bilime değer veririz. Tüm bunları yapabiliyorsak ilk dört soruyu sormamıza gerek kalır mı?

Öğretmen adaylarımızla, bilimsel okur-yazar bireyleri yetiştirirken onlara nasıl rehber olacakları konusunda tartışıyoruz. Öğretmen adaylarımız bir bireyi yetiştirme sorumluluğu aldıklarında bu tartışmalardan faydalansınlar istiyoruz. Öyleyse bilimsel davranabilmek öğretilebilir; bu, eğitimle mümkün olabilir. Fen derslerinde yapılan deneyler ve deneysel olmayan diğer etkinlikler, bilim insanının hayatından söz etmekle birlikte bilimsel davranmayı öğretmek için bir vesiledir. Fen derslerinde amacımız sadece bilimsel kavramları öğretmek değildir; esas olan bilimsel olmakla ilgili becerileri öğretmektir. Bilimsel okur-yazar olmak fen dersinde başarılı olmak için değil, hayatımızdaki her problemin çözümünü ararken bize yardımcı olur. Bu konuya önem vermezsek, son günlerde haber olan, yüzlerce arabanın arkasında beklemesini umursamadan,  birçok  kişinin hayatını tehlikeye atmayı önemsemeden otoyollarda şov yapan ve onları destekleyen insanlar topluluğunu görmeye devam ederiz.

Ekim 2017

Doç. Dr. Esin Pekmez

Ege Üniversitesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi

Bir cevap yazın